Dolar 43,1937
Euro 50,3862
Altın 6.415,42
BİST 12.392,23
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Az Bulutlu
İstanbul
12°C
Az Bulutlu
Cum 10°C
Cts 6°C
Paz 4°C
Pts 4°C

ABD’den GRÖNLAND AÇIKLAMASI: ORDU HER ZAMAN BİR SEÇENEK

ABD’den  GRÖNLAND AÇIKLAMASI: ORDU HER ZAMAN BİR SEÇENEK
7 Ocak 2026 05:51

Beyaz Saray’dan gelen son açıklama, küresel dengeleri sarsabilecek nitelikte. ABD yönetimi, Grönland’ın ulusal güvenlik açısından “vazgeçilmez” olduğunu savunurken, askeri seçeneklerin de doğrudan masada olduğunu resmen duyurdu. Açıklama, özellikle Rusya ve Çin’e yönelik mesajlar içermesiyle dikkat çekti.

ABD’den Grönland çıkışı: Yeni bir jeopolitik hamle mi?

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in açıklamaları, ABD’nin Grönland konusundaki yaklaşımında artık örtülü mesajlar yerine açık ve sert bir dil kullandığını gösterdi. Washington yönetimi, adayı yalnızca stratejik değil, doğrudan bir ulusal güvenlik meselesi olarak tanımlıyor. Bu durum, bölgenin geleceği açısından yeni bir dönemin işareti olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, açıklamaların diplomatik sınırları zorladığı görüşünde.

Beyaz Saray’dan net ifade: “Ordu da seçenek”

Leavitt, ABD ordusunun kullanılmasının “Başkomutan’ın elinde olan bir seçenek” olduğunu vurgulayarak, askeri müdahalenin teorik bir ihtimal olmaktan çıkarıldığını ima etti. Bu açıklama, ABD’nin Grönland üzerindeki hedeflerini gerçekleştirmek için sert güç kullanımını da göz ardı etmediğini ortaya koydu. Beyaz Saray’ın bu söylemi, uluslararası kamuoyunda endişeyle karşılandı. Açıklama, diplomasi yerine güç politikasının öne çıktığı yorumlarına neden oldu.

Trump’ın çizdiği çerçeve yeniden gündemde

Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce dile getirdiği “Grönland’ı satın alma” fikri, bugün daha farklı ve sert bir zeminde tekrar gündeme taşındı. Trump, ulusal güvenlik gerekçesiyle adanın ABD kontrolünde olması gerektiğini savunmuştu. Son açıklamalar, bu yaklaşımın Trump sonrası dönemde de etkisini sürdürdüğünü gösteriyor. Washington’da Grönland’ın artık kalıcı bir stratejik hedef olduğu değerlendirmesi yapılıyor.

Ulusal güvenlik vurgusu dikkat çekti

Beyaz Saray açıklamasında Grönland’ın, ABD’nin ulusal güvenlik öncelikleri arasında yer aldığı açıkça ifade edildi. Özellikle Kuzey Kutbu bölgesindeki askeri ve siyasi rekabetin arttığına dikkat çekildi. ABD yönetimi, bu bölgede oluşabilecek güç boşluklarının rakip ülkeler tarafından doldurulmasını istemiyor. Grönland bu nedenle kritik bir kilit nokta olarak görülüyor.

Rusya ve Çin mesajı satır aralarında değil, açıkça verildi

Açıklamalarda Rusya ve Çin doğrudan hedef alınarak, Grönland’ın bu iki ülkeye karşı caydırıcılık açısından hayati olduğu vurgulandı. ABD, Kuzey Kutbu’nda artan Rus askeri varlığı ve Çin’in bölgeye yönelik ekonomik hamlelerinden rahatsızlık duyuyor. Bu bağlamda Grönland, büyük güç rekabetinin merkezine yerleştiriliyor. Washington, bu rekabette geri adım atmayacağının sinyalini veriyor.

Kuzey Kutbu rekabeti giderek sertleşiyor

Küresel ısınma nedeniyle Kuzey Kutbu’nda yeni ticaret yolları ve enerji kaynakları erişilebilir hale geliyor. Bu durum, bölgeyi yalnızca çevresel değil, ekonomik ve askeri açıdan da stratejik kılıyor. ABD’nin Grönland’a yönelik ilgisi, bu geniş ölçekli rekabetin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bölge, önümüzdeki yıllarda daha fazla gerilime sahne olabilir.

Grönland’ın statüsü yeniden tartışma konusu

Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland’ın geleceği, ABD açıklamalarıyla yeniden uluslararası gündeme taşındı. Washington’un söylemleri, Grönland’ın kendi siyasi iradesi ve Danimarka’nın egemenlik hakları açısından ciddi soru işaretleri doğurdu. Avrupa başkentlerinde, bu açıklamaların müttefiklik ilişkilerini zorlayabileceği konuşuluyor. Konunun NATO içinde de tartışma yaratması bekleniyor.

Diplomasi mi, güç politikası mı?

Beyaz Saray’ın askeri seçeneği açıkça dile getirmesi, diplomatik çözüm yollarının geri planda kaldığı yorumlarına yol açtı. ABD’nin bu yaklaşımı, uluslararası hukuk ve egemenlik ilkeleri açısından eleştiriliyor. Analistler, Washington’un söylem sertliğinin müzakere zeminini daraltabileceğini belirtiyor. Bu durum, küresel tansiyonun daha da yükselmesine neden olabilir.

Avrupa’da endişe, müttefiklerde soru işareti

ABD’nin Grönland’a yönelik çıkışı, Avrupa ülkelerinde dikkatle izleniyor. Danimarka başta olmak üzere birçok müttefik, Washington’dan gelecek resmi adımları merak ediyor. Açıklamaların, ABD-Avrupa ilişkilerinde yeni bir gerilim başlığı yaratabileceği değerlendiriliyor. Sessiz diplomasi trafiğinin önümüzdeki günlerde hız kazanması bekleniyor.

Askeri söylemin arkasındaki strateji

Uzmanlara göre Beyaz Saray’ın sert açıklamaları, yalnızca Grönland’a değil, küresel rakiplere verilen stratejik bir mesaj niteliği taşıyor. ABD, askeri seçenek vurgusuyla caydırıcılığı artırmayı hedefliyor. Bu söylem, Washington’un Kuzey Kutbu’ndan geri çekilmeyeceğini ilan etmesi olarak yorumlanıyor. Ancak bu stratejinin uzun vadeli sonuçları belirsizliğini koruyor.

Küresel dengeler açısından kritik bir eşik

Grönland üzerinden yapılan bu açıklamalar, uluslararası sistemde yeni bir güç mücadelesinin habercisi olabilir. ABD’nin yaklaşımı, benzer stratejik bölgelerde de emsal teşkil edebilecek nitelikte görülüyor. Bu nedenle mesele, yalnızca bir ada değil, küresel düzenin geleceğiyle ilişkilendiriliyor. Dünya kamuoyu, atılacak somut adımları yakından takip ediyor.


ABD’nin Grönland’a yönelik sert ve açık mesajları, Kuzey Kutbu merkezli jeopolitik rekabetin yeni bir aşamaya geçtiğini gösteriyor. Askeri seçeneğin resmen dile getirilmesi, diplomatik dengeleri zorlayabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki süreçte Washington’un atacağı adımlar, yalnızca Grönland’ın değil, küresel güç dengelerinin seyrini de belirleyebilir. Bu çıkışın, büyük güçler arasındaki gerilimi daha da tırmandırma potansiyeli taşıdığı görülüyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.