SANAYİDE İBRE YUKARI DÖNDÜ! BAKAN ŞİMŞEK’ten DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMA

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Aralık 2025 İSO Türkiye İmalat PMI verilerini değerlendirdi. PMI’ın yılın en yüksek seviyesine yükseldiğini vurgulayan Şimşek, dezenflasyon süreci, küresel görünüm ve finansal koşulların 2026’da sanayi üretimini destekleyeceğini açıkladı.
PMI’DAKİ ARTIŞ, SANAYİDE “KAYIP YIL” ENDİŞESİNİ ZAYIFLATTI
Aralık ayında 48,9’a yükselen PMI, 2025 boyunca görülen en yüksek seviye oldu. Endeks halen daralma bölgesinde kalsa da, üst üste gelen artışlar sanayi üretiminde sert düşüş senaryolarının zayıfladığını ortaya koyuyor. Bu tablo, ekonomi yönetiminin “kontrollü yavaşlama” politikasının reel sektörde karşılık bulmaya başladığını gösteriyor.
ŞİMŞEK’İN VURGUSU: MEVCUT PROGRAM SADECE FİNANSAL DEĞİL, REEL SEKTÖR ODAKLI
Bakan Şimşek’in açıklamaları, ekonomi programının yalnızca enflasyonla mücadeleye değil, üretim ayağının korunmasına da odaklandığını ortaya koydu. PMI verisi, sanayinin tamamen frene basmadığını ve programın üretimi boğmadan ilerlediğini gösteren önemli bir gösterge olarak öne çıktı.
DEZENFLASYON, SANAYİCİ İÇİN MALİYET BASKISINI KIRAN ANA UNSUR
Şimşek’in özellikle dezenflasyon sürecine dikkat çekmesi tesadüf değil. Girdi maliyetlerindeki oynaklığın azalması, firmaların fiyatlama davranışlarını normalleştirirken üretim planlamasını da daha öngörülebilir hale getiriyor. Bu durum, sanayi yatırımları açısından kritik bir eşik olarak görülüyor.
KÜRESEL TALEP CEPHESİNDE GELEN SİNYALLER TÜRK SANAYİSİNİ RAHATLATTI
Avrupa başta olmak üzere ana ihracat pazarlarında resesyon beklentilerinin zayıflaması, Türkiye imalat sanayisi için pozitif bir zemin oluşturdu. Küresel görünümdeki iyileşme, PMI’daki yükselişin yalnızca iç dinamiklerden kaynaklanmadığını gösteriyor.
FİNANSAL KOŞULLARDAKİ DENGELENME, ÜRETİM KARARLARINI ETKİLEMEYE BAŞLADI
Yurt içi finansal koşullarda yaşanan normalleşme, sanayicinin kredi ve nakit akışı planlamasını doğrudan etkiliyor. Bakan Şimşek’in vurguladığı bu unsur, üretimde ani duruş riskinin azalmasına katkı sağlıyor.
AKTİF SANAYİ POLİTİKALARI 2026’DA DAHA NET SONUÇ VERECEK
Ekonomi yönetiminin seçici teşvik, stratejik sektör ve üretim odaklı destekleri, 2026 yılı için sanayi üretimini destekleyecek ana kaldıraç olarak görülüyor. PMI verisi, bu politikaların zemin bulduğunu gösteren ilk sinyallerden biri olarak yorumlanıyor.
PMI, EKONOMİ PROGRAMININ “REEL SEKTÖR TESTİ” OLARAK OKUNUYOR
Uzmanlara göre PMI endeksi, uygulanan ekonomi programının sahadaki karşılığını ölçen en net göstergelerden biri. Aralık verisi, programın sanayi cephesinde henüz kırılma yaratmadığını, aksine denge kurduğunu gösteriyor.
2026 BEKLENTİLERİ: YAVAŞ AMA KALICI TOPARLANMA
Bakan Şimşek’in mesajları, hızlı büyümeden ziyade sürdürülebilir üretim artışına işaret ediyor. PMI’daki artış, 2026 yılında sanayi üretiminin büyümeye daha istikrarlı katkı verebileceği beklentisini güçlendirdi.
PMI VERİSİ 2025’İN ZİRVESİNDE
İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye İmalat PMI verisi, Aralık 2025’te 48,9 seviyesine yükseldi. Bu seviye, 2025 yılı boyunca kaydedilen en yüksek PMI değeri olarak dikkat çekti. Endeks, halen 50 eşik değerinin altında kalsa da son iki aydaki artış, sektördeki daralmanın hız kestiğine işaret etti.
Aralık PMI verisi ve Bakan Şimşek’in açıklamaları, imalat sanayisinde sert bir sıçramadan ziyade istikrarlı ve kontrollü bir toparlanma sürecine işaret ediyor. 50 eşik değerinin henüz aşılmamış olması temkinli duruşu gerektirirken, son iki aydaki yükseliş trendi ekonomi programının reel sektöre yansımaya başladığını gösteriyor. Dezenflasyon sürecinin korunması ve küresel koşulların destekleyici kalması halinde, 2026 yılında sanayi üretiminin büyümeye daha güçlü katkı vermesi bekleniyor.