CHP LİDERİNDEN ŞOK HAMLE! AÇILIŞLARA AK PARTİ ve MHP ÇAĞRISI

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’li belediyelere seslenerek siyasette ezber bozan bir çağrıda bulundu. Özel, bundan sonra yapılacak her açılışa AK Parti ve MHP’li başkanların davet edilmesini istedi, “Bu kutuplaşmadan çıkmamız lazım” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, siyasette uzun süredir tartışılan kutuplaşma başlığına doğrudan müdahale eden bir çağrı yaptı. CHP’li belediyelere seslenen Özel, iktidar partisi mensuplarının belediye açılışlarına davet edilmesini isteyerek, yeni bir siyasi dilin altını çizdi. Açıklama, hem CHP içinde hem de siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı.
Özgür Özel’den alışılmışın dışında siyasi hamle
Özel’in çağrısı, Türkiye siyasetinde uzun süredir hakim olan “biz ve onlar” dilinin dışına çıkan bir yaklaşım olarak değerlendirildi. CHP lideri, belediyeler üzerinden yeni bir temas ve normalleşme alanı açmayı hedeflediğini açık şekilde ortaya koydu.
CHP’li belediyelere doğrudan talimat
Özel, çağrısını genel bir temenni olarak değil, net bir siyasi yönlendirme olarak dile getirdi. “Bundan sonra çağrımdır” ifadesiyle CHP’li belediyelere açık talimat verdi. Bu vurgu, sözlerin parti politikası haline gelebileceği yorumlarını beraberinde getirdi.
AK Parti ve MHP vurgusu özellikle dikkat çekti
Çağrıda yalnızca “iktidar” ifadesi değil, AK Parti ve MHP’nin isimlerinin açıkça zikredilmesi dikkat çekti. Bu durum, Cumhur İttifakı’na yönelik bilinçli bir siyasi mesaj olarak yorumlandı. Özel’in, muhataplarını doğrudan belirlediği görüldü.
‘Biz davet edildikçe gideceğiz’ mesajı
Özel, CHP olarak kendilerine yapılan davetlere de katılacaklarını vurguladı. Bu ifade, sadece davet etmekle kalmayıp karşılıklı temasın da kabul edildiğini gösterdi. CHP’nin “davet edilmeyiz” söylemini terk ettiği mesajı verildi.
Kutuplaşma eleştirisi merkeze alındı
Özel konuşmasında, Türkiye’de siyasetin temel sorunlarından biri olarak gördüğü kutuplaşmaya açık şekilde karşı çıktı. “Birbirini şeytanlaştıran gergin iklim” ifadesi, mevcut siyasi dilin sert bir eleştirisi olarak kayda geçti.
Atatürk dönemi vurgusuyla tarihsel referans
CHP lideri, çağrısını Gazi Mustafa Kemal Atatürk dönemiyle ilişkilendirerek tarihsel bir referans kullandı. Kalkınma, zenginleşme ve omuz omuza yürüyüş vurgusu, CHP tabanına verilen ideolojik bir güvence olarak yorumlandı.
Belediyeler üzerinden yeni siyaset dili
Özel’in çağrısında belediyelerin öne çıkarılması tesadüf olarak görülmedi. Yerel yönetimlerin, merkezi siyasete kıyasla daha yumuşak ve temas odaklı bir alan sunduğu değerlendirmesi yapılıyor.
Gazze çıkışıyla evrensel siyaset mesajı
Özgür Özel, konuşmasında Gazze meselesine de geniş yer verdi. Sağ–sol ayrımı yapmadan en yüksek tepkinin verilmesi gerektiğini vurgulaması, CHP’nin dış politika söyleminde kapsayıcı bir dil kurma çabasına işaret etti.
Çifte standart eleştirisi dikkat çekti
Özel, Gazze konusunda yapılan bazı uygulamaları “adaletsiz ve ikircikli” olarak nitelendirdi. Bu eleştiri, hem iktidara hem de kamu kurumlarına dolaylı bir mesaj olarak okundu.
“Negatif siyasetin partisi değiliz” çıkışı
CHP lideri, “Bize vermediler, onlara da vermesinler” anlayışını açıkça reddetti. Bu cümle, CHP’nin intikamcı değil ilkesel bir siyaset izleyeceği iddiasının altını çizdi.
2026 vurgusu siyasi takvim mesajı mı?
Özel’in 2026 yılına atıf yapması, yaklaşan siyasi süreçlere yönelik stratejik bir işaret olarak yorumlandı. CHP’nin önümüzdeki dönemde daha görünür ve talepkâr olacağı mesajı verildi.
CHP içinde ve dışında yankı uyandırdı
Bu çağrının CHP içinde nasıl karşılanacağı merak konusu olurken, iktidar cephesinden gelecek olası tepkiler de yakından izleniyor. Açıklama, sadece bir çağrı değil, yeni bir siyasi hattın başlangıcı olarak görülüyor.
Özgür Özel’in CHP’li belediyelere yaptığı bu çağrı, Türkiye siyasetinde uzun süredir eksikliği hissedilen temas ve normalleşme tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Belediyeler üzerinden başlatılmak istenen bu yeni dil, hem CHP’nin muhalefet anlayışında hem de iktidar–muhalefet ilişkisinde yeni bir sayfa açma potansiyeli taşıyor. Ancak çağrının karşılık bulup bulmayacağı, siyasi aktörlerin bu mesajı nasıl okuyacağına bağlı olacak.