CHP’de KURULTAY KRİZİ: 38. KURULTAY İPTAL Mİ EDİLECEK

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP kurultay davalarına ilişkin verdiği kritik karar, parti içinde deprem etkisi yarattı. İstanbul İl Kongresi’ne dair “davanın reddi” kararının kaldırılması, gözleri 38. Olağan Kurultay’a çevirdi. Hukukçular kararın Büyük Kurultay davasını da doğrudan etkileyebileceğini belirtirken, CHP kulislerinde panik ve yoğun istişare trafiği yaşanıyor.
CHP’de yargı sürecinden gelen son karar, parti yönetimi ve kurmaylar arasında ciddi bir belirsizlik yarattı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf kararı, yalnızca İstanbul İl Kongresi’ni değil, zincirleme biçimde Büyük Kurultay’ı da tartışmalı hale getirdi. Parti içinde “en kötü senaryo” dahi masaya yatırılmaya başlandı
İstinaf Mahkemesi’nden kritik karar
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP’nin kurultay sürecine ilişkin önemli bir karara imza attı. Mahkeme, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin İstanbul İl Kongresi’nin iptaline yönelik açılan davada verdiği “davanın reddi” kararını kaldırdı. Bu gelişme, hukuki sürecin yeniden şekillenmesine neden oldu. Karar, parti içinde alarm zillerinin çalmasına yol açtı.
İstanbul İl Kongresi yeniden tartışma konusu
İstinafın kararıyla birlikte İstanbul İl Kongresi hukuken yeniden tartışmalı hale geldi. Kongre sürecinde yapılan işlemlerin yargı denetimine açık olduğu vurgulanıyor. Bu durum, kongre delegasyonunun meşruiyetini de gündeme taşıdı. Parti kulislerinde, bu kararın domino etkisi yaratabileceği konuşuluyor.
Gözler 38. Olağan Kurultay’a çevrildi
Asıl kritik başlık ise CHP’nin 38. Olağan Kurultayı oldu. Hukukçulara göre il kongrelerine ilişkin alınan kararlar, büyük kurultayın hukuki temelini de etkileyebilir. Delegelerin belirlenme süreci tartışmaya açılırsa, kurultayın tamamı yargı konusu olabilir. Bu ihtimal, parti yönetiminde ciddi bir endişe yaratmış durumda.
Hukukçular: Karar emsal teşkil edebilir
Bazı hukukçular, istinaf kararının emsal niteliği taşıdığı görüşünde. İl kongrelerine dair yargı müdahalesinin önü açılırsa, Büyük Kurultay için açılan davanın da seyri değişebilir. Özellikle usul ve delege yapısına ilişkin itirazların güç kazanabileceği ifade ediliyor. Bu yorumlar, belirsizliği daha da artırıyor.
CHP kulislerinde panik havası
Sabah Gazetesi’nde yer alan habere göre, kararın duyulduğu ilk andan itibaren CHP’de panik havası hakim oldu. Parti yöneticileri ve kurmaylar arasında yoğun bir telefon trafiği yaşandığı belirtildi. Olası senaryoların masaya yatırıldığı ifade ediliyor. Parti içinde “en kritik yargı süreci” yorumları yapılıyor.
Gün boyu istişareler yapıldı
Kararın ardından CHP’li kurmayların gün boyu istişare halinde olduğu öğrenildi. Hukukçu milletvekilleri ve parti avukatlarının görüşlerine başvuruldu. Sürecin nasıl yönetileceğine dair farklı senaryolar değerlendiriliyor. Parti yönetiminin ortak bir yol haritası oluşturmaya çalıştığı aktarılıyor.
Uzun vadeli sonuçlar masada
CHP yönetimi, kararın sadece bugünü değil, uzun vadeli siyasi sonuçlarını da değerlendiriyor. Kurultayın iptali ihtimali kadar, böyle bir sürecin partiye vereceği siyasi zarar da tartışılıyor. Parti içi dengelerin bu süreçten nasıl etkileneceği belirsizliğini koruyor. Bu nedenle temkinli bir dil tercih ediliyor.
Parti içi dengeler yeniden şekillenebilir
Olası bir kurultay iptali ya da yargı müdahalesi, CHP içindeki güç dengelerini de etkileyebilir. Mevcut yönetimin meşruiyeti tartışma konusu haline gelebilir. Bu durum, parti içi muhalefetin elini güçlendirebilir. Kulislerde, “siyasi değil hukuki bir kriz” vurgusu öne çıkıyor.
Kamuoyuna verilecek mesaj önemli
CHP’nin bu süreçte kamuoyuna vereceği mesajın kritik olduğu belirtiliyor. Sert açıklamaların süreci daha da karmaşık hale getirebileceği ifade ediliyor. Bu nedenle parti yönetiminin kontrollü bir iletişim stratejisi izlemesi bekleniyor. Sessizlik tercihi de bilinçli bir hamle olarak yorumlanıyor.
Yargı süreci yakından takip ediliyor
Parti kurmayları, Büyük Kurultay’a ilişkin açılan davayı ve istinaf kararının etkilerini yakından izliyor. Yeni bir mahkeme kararının süreci tamamen farklı bir noktaya taşıyabileceği ifade ediliyor. CHP’de hukukçuların ağırlığının arttığı bir dönem yaşanıyor. Her adımın yargı boyutu hesaplanıyor.
Siyasi takvim de etkilenebilir
Kurultay tartışmalarının uzaması halinde CHP’nin siyasi takviminin de sekteye uğrayabileceği konuşuluyor. Yerel ve genel siyaset planlamalarının bu belirsizlikten etkilenebileceği belirtiliyor. Parti içinde “zamanla yarış” yorumları yapılıyor. Sürecin kısa sürede netleşmesi en büyük beklenti.
CHP’de yaşanan kurultay krizi, basit bir yargı sürecinin ötesine geçmiş durumda. İstanbul İl Kongresi’ne ilişkin istinaf kararı, 38. Olağan Kurultay’ın meşruiyetini de tartışmaya açarak parti yönetimini zor bir denklemle karşı karşıya bıraktı. Önümüzdeki süreçte yargıdan çıkacak her karar, CHP’nin iç dengelerini ve siyasi pozisyonunu doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Bu nedenle gözler, hem mahkeme sürecine hem de CHP yönetiminin atacağı adımlara çevrilmiş durumda.