ANKARA’dan WASHİNGTON’a mesaj: CAATSA KALKARSA F-35 KAPISI AÇILIR

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Suriye’deki son gelişmeler ve F-35 tedarik sürecine ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. SDG’nin tutumunun Suriye’nin toprak bütünlüğüne zarar verdiği vurgulanırken, Şam yönetimiyle “Tek Devlet, Tek Ordu” ilkesi doğrultusunda yürütülen entegrasyon sürecinin yakından takip edildiği bildirildi. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması halinde ise ABD ile savunma sanayii iş birliğinin hız kazanacağı ifade edildi.
Milli Savunma Bakanlığı, haftalık bilgilendirme toplantısında Suriye sahasındaki son duruma ve Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Açıklamada, terör örgütü PKK/YPG’nin Suriye kolu olan SDG’nin mevcut tutumunun ülkenin toprak bütünlüğünü ve siyasi istikrarını tehdit ettiği belirtildi.
Bakanlık, Suriye hükümetiyle “Tek Devlet, Tek Ordu” ilkesi çerçevesinde sürdürülen temasların devam ettiğini vurgularken, ABD ile savunma sanayii ilişkilerinin geleceğine dair F-35 ve CAATSA başlıklarında da net mesajlar verdi.
MSB’den Suriye’de birlik vurgusu: “Tek Devlet, Tek Ordu”
Milli Savunma Bakanlığı, Suriye’nin geleceğine ilişkin temel yaklaşımını bir kez daha net şekilde ortaya koydu. Açıklamada, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasının öncelik olduğu vurgulandı. “Tek Devlet, Tek Ordu” ilkesi, ülkenin kalıcı istikrarı için vazgeçilmez olarak tanımlandı. Türkiye’nin bu çerçevede Şam yönetimiyle yakın iş birliğini sürdürdüğü ifade edildi.
SDG’nin tavrı Suriye’nin istikrarını tehdit ediyor
MSB açıklamasında, SDG’nin mevcut tutumunun Suriye’deki siyasi birlik ve güvenli yapıya zarar verdiği belirtildi. Ayrılıkçı adımların ülkeyi yeni çatışmalara sürükleyebileceği uyarısı yapıldı. Bu tutumun bölgesel istikrarsızlığı derinleştirdiği ifade edildi. Türkiye’nin bu gelişmeleri yakından izlediği vurgulandı.
Entegrasyon süreci yakından takip ediliyor
Bakanlık, Suriye hükümeti ile yürütülen entegrasyon sürecinin dikkatle izlendiğini açıkladı. Silahlı yapıların merkezi orduya entegrasyonunun kalıcı barış için kritik olduğu belirtildi. Türkiye’nin sürecin sağlıklı ilerlemesini önemsediği kaydedildi. Sahadaki gelişmelerin anlık olarak değerlendirildiği ifade edildi.
Türkiye’den Şam yönetimiyle koordinasyon mesajı
MSB, Suriye merkezi yönetimiyle temasların sürdüğünü açıkça dile getirdi. Bu koordinasyonun, sınır güvenliği ve terörle mücadele açısından önemli olduğu vurgulandı. Türkiye’nin Suriye’de parçalanmayı değil, bütünlüğü desteklediği ifade edildi. Açıklama, Ankara’nın sahadaki stratejik duruşunu ortaya koydu.
F-35 süreci yeniden gündemde
Bakanlık açıklamasında F-35 savaş uçaklarıyla ilgili sürecin tamamen kapanmadığına dikkat çekildi. Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarının sürdüğü belirtildi. F-35’in, Hava Kuvvetleri’nin caydırıcılık kapasitesi açısından kritik önemde olduğu vurgulandı. Sürecin diplomatik ve teknik boyutlarıyla ele alındığı kaydedildi.
CAATSA yaptırımları kilit başlık olarak öne çıkıyor
MSB, CAATSA yaptırımlarının savunma sanayii iş birliği önündeki en büyük engel olduğuna işaret etti. Yaptırımların kaldırılması halinde ABD ile ilişkilerin ivme kazanacağı belirtildi. Bu durumun hem askeri hem de teknolojik alanlarda iş birliğini artıracağı ifade edildi. Açıklama, Washington’a doğrudan mesaj olarak yorumlandı.
ABD ile savunma sanayii iş birliği vurgusu
Açıklamada, ABD ile savunma sanayii alanında geçmişte güçlü bir iş birliği olduğu hatırlatıldı. CAATSA’nın kaldırılmasıyla bu sürecin yeniden canlanabileceği değerlendirildi. Türkiye’nin karşılıklı çıkar temelinde iş birliğine açık olduğu mesajı verildi. Diplomatik kanalların aktif olduğu belirtildi.
KAAN devreye girene kadar ara formül
MSB, milli muharip uçak KAAN hizmete girene kadar geçiş sürecinin planlandığını açıkladı. Bu süreçte modern ve gelişmiş savaş uçaklarının envantere alınması hedefleniyor. Amaç, hava gücünde boşluk oluşmasını engellemek olarak ifade edildi. Caydırıcılığın korunması öncelikli hedef olarak öne çıktı.
Hava Kuvvetleri’nin caydırıcılığı artırılacak
Açıklamada, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın operasyonel kapasitesinin güçlendirilmesine özel vurgu yapıldı. Envanter çeşitliliğinin artırılmasının önemine dikkat çekildi. Bu yaklaşımın bölgesel tehditlere karşı stratejik üstünlük sağlayacağı belirtildi. Savunma planlamasının uzun vadeli yapıldığı ifade edildi.
F-35 ve KAAN süreci birlikte yürütülüyor
MSB, F-35 süreci ile KAAN projesinin birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu ima etti. Kısa ve orta vadeli ihtiyaçların dengeli şekilde ele alındığı belirtildi. Türkiye’nin çok katmanlı hava gücü planlaması yaptığı ifade edildi. Bu yaklaşım, savunma stratejisinin temelini oluşturuyor.
Açıklama bölgesel ve küresel mesaj içeriyor
MSB’nin değerlendirmesi, sadece iç kamuoyuna değil, bölgesel ve küresel aktörlere de mesaj niteliği taşıyor. Suriye’de bölünmeye karşı net tavır ortaya konuldu. ABD’ye ise CAATSA ve F-35 konusunda açık bir çağrı yapıldı. Türkiye’nin savunma ve güvenlik politikalarında geri adım atmayacağı vurgulandı.
Milli Savunma Bakanlığı’nın açıklaması, Türkiye’nin Suriye politikasında kırmızı çizgilerinin değişmediğini ve savunma sanayii alanında alternatifli bir strateji izlediğini ortaya koyuyor. “Tek Devlet, Tek Ordu” vurgusu, sahadaki ayrılıkçı yapılara net bir mesaj verirken; F-35 ve CAATSA başlığı, ABD ile ilişkilerde yeni bir denge arayışına işaret ediyor. Önümüzdeki süreç, hem Suriye sahasında hem de savunma diplomasisinde kritik gelişmelere gebe görünüyor.