FİDAN’dan SDG ÇIKIŞI: “İSRAİL’le İŞ BİRLİĞİ SÜRECİ SABOTE EDİYOR”

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Suriye temasları sürerken, Şam’da düzenlenen ortak basın toplantısında SDG’ye yönelik dikkat çeken açıklamalar geldi. Fidan, SDG’nin entegrasyon sürecini geciktirdiğini ve İsrail ile yürütülen temasların süreci sabote ettiğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın ile birlikte Suriye’nin başkenti Şam’da kritik temaslarda bulundu. Heyet, temaslar kapsamında Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya geldi.
Ziyaretin ardından mevkidaşıyla ortak basın toplantısı düzenleyen Bakan Fidan, Suriye sahasındaki güvenlik risklerine ve SDG’nin tutumuna ilişkin net mesajlar verdi. Fidan, SDG’nin entegrasyon sürecine samimi yaklaşmadığını vurgulayarak, bazı faaliyetlerin İsrail ile eş güdümlü yürütüldüğünü ifade etti.
Bakan Fidan, SDG’nin Suriye devlet yapısı içine herkesin lehine olacak şekilde entegre olması gerektiğini belirterek, bu sürecin Suriye’nin refahı ve istikrarı açısından kritik önemde olduğunu söyledi.
Şam’da kritik üçlü zirve
Hakan Fidan, Yaşar Güler ve İbrahim Kalın’ın Şam ziyareti, Türkiye’nin Suriye politikasında güvenlik ve diplomasi ekseninin birlikte yürütüldüğünü gösterdi. Ziyaret, uzun süredir devam eden bölgesel kırılganlıkların masaya yatırıldığı bir temas olarak değerlendirildi.
Görüşmelerde sınır güvenliği, terörle mücadele ve siyasi geçiş süreci ele alındı. Türkiye’nin sahadaki gelişmeleri yakından takip ettiği mesajı verildi.
SDG’ye entegrasyon çağrısı
Bakan Fidan, SDG’nin Suriye devlet yapısı içerisinde yer almasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Entegrasyonun geciktirilmesinin sahadaki istikrarsızlığı derinleştirdiğini ifade etti.
Türkiye, entegrasyonun sadece güvenlik değil, toplumsal barış açısından da gerekli olduğunun altını çizdi.
İsrail-SDG iş birliği vurgusu
Fidan’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri İsrail-SDG ilişkisi oldu. Bazı faaliyetlerin İsrail ile birlikte yürütüldüğünü söyleyen Fidan, bu durumun entegrasyon sürecini bilinçli olarak uzattığını belirtti.
Bu iş birliğinin Suriye’nin toprak bütünlüğüne zarar verdiği ifade edildi.
“İlerlemeye niyet yok” mesajı
Dışişleri Bakanı, SDG’nin mevcut tutumuyla ilerleme iradesi göstermediğini açık bir dille dile getirdi. Sahadaki oyalama politikasının artık kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Bu mesaj, SDG’ye yönelik sabrın tükenmekte olduğu şeklinde yorumlandı.
Türkiye’nin kırmızı çizgisi: Merkezi otorite
Fidan, Türkiye’nin Suriye politikasında merkezi devlet yapısının vazgeçilmez olduğunu belirtti. Parçalı ve kontrolsüz yapıların kalıcı istikrar getirmeyeceğini ifade etti.
Bu yaklaşım, Türkiye’nin uzun süredir savunduğu devlet temelli çözüm anlayışını yansıtıyor.
Entegrasyonun ekonomik boyutu
Bakan Fidan, entegrasyonun yalnızca güvenlik değil, ekonomik refah açısından da önem taşıdığını söyledi. Devlet yapısına dahil olan bölgelerde yatırım ve kalkınma imkanlarının artacağına dikkat çekti.
Suriye halkının günlük yaşamının bu süreçten doğrudan etkileneceği vurgulandı.
DEAŞ tehdidine karşı ortak duruş
Görüşmelerde, sahadaki boşluklardan faydalanmaya çalışan DEAŞ tehdidi de ele alındı. Türkiye, entegrasyonun gecikmesinin terör örgütlerine alan açtığını belirtti.
Bu nedenle sürecin hızlandırılması gerektiği mesajı verildi.
Uluslararası topluma açık mesaj
Fidan’ın açıklamaları sadece SDG’ye değil, uluslararası aktörlere de mesaj niteliği taşıdı. Suriye’de tek taraflı hamlelerin çözüm üretmeyeceği vurgulandı.
Türkiye’nin sahada ve masada aktif rol oynamaya devam edeceği belirtildi.
Güvenlik-risk dengesi öne çıktı
Bakan Fidan, entegrasyon sürecinin gecikmesinin yeni güvenlik riskleri doğurduğunu söyledi. Bu risklerin hem Suriye’yi hem de bölge ülkelerini etkilediği ifade edildi.
Türkiye’nin bu risklere karşı önleyici politika izlediği vurgulandı.
Türkiye-Suriye ilişkilerinde yeni eşik
Şam temasları, iki ülke ilişkilerinde güvenlik temelli yeni bir dönemin işareti olarak değerlendirildi. Ortak çıkarlar çerçevesinde atılacak adımların önemi vurgulandı.
Tarafların diyalog kanallarını açık tutma iradesi öne çıktı.
Bakan Fidan’ın SDG’ye yönelik açıklamaları, Türkiye’nin Suriye sahasında net, tavizsiz ve merkezi otoriteyi esas alan politikasının sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu. İsrail-SDG iş birliğine yapılan vurgu, sürecin sadece yerel değil bölgesel bir güvenlik meselesi olarak ele alındığını gösteriyor. Önümüzdeki süreçte entegrasyon başlığının hem sahada hem diplomaside daha sert tartışmalara konu olması bekleniyor.