BİR VİDEO, BİR TUTUKLAMA, BÜYÜK TARTIŞMA: SAYMAZ’dan MURAT ÖVÜÇ YORUMU

Gazeteci İsmail Saymaz, sosyal medya fenomeni Murat Övüç’ün başörtülü paylaşımı nedeniyle tutuklanmasına köşesinden sert sözlerle tepki gösterdi. Saymaz, kararın hukuk sınırlarını zorladığını savunarak, “Tarihte ilk kez bir erkek mizah amaçlı başörtüsü taktı diye cezaevine gönderiliyor” ifadelerini kullandı.
Sekiz saniyelik video, büyük kriz yarattı
Murat Övüç’ün tutuklanmasına gerekçe gösterilen video yalnızca sekiz saniyeden oluşuyor. Övüç, havalimanında uçak beklerken başına bir örtü alarak kısa bir video çekti ve Instagram hesabında paylaştı. Videoda kullandığı ifadelerin mizah amacı taşıdığı savunulurken, bu paylaşım günler sonra tartışmaların merkezine oturdu. Olayın büyümesiyle birlikte video, sosyal ve siyasal tartışmaların odağı haline geldi.
İslamcı basın videoyu bir hafta sonra gündeme taşıdı
İsmail Saymaz’ın aktardığına göre, söz konusu paylaşım ilk etapta herhangi bir tepkiyle karşılanmadı. Video, paylaşılmasından yaklaşık bir hafta sonra İslamcı yayın organları tarafından fark edildi. Bu yayınlarda, Övüç’ün başörtüsüyle alay ettiği iddia edildi. Tartışmanın fitili de bu yayınlarla ateşlendi.
“Sorun mizah değil, kimlik” vurgusu
Saymaz yazısında, tepkilerin asıl nedeninin mizah olmadığını savundu. Eleştirilerin merkezinde, eşcinsel bir erkeğin başörtüsü takmasının yer aldığını ifade etti. Saymaz’a göre mesele dini hassasiyet değil, toplumsal kimlikler üzerinden yürütülen bir tahammülsüzlük. Bu durumun hukuki değil, ideolojik bir refleksle ele alındığı görüşünü dile getirdi.
Gözaltı ve tutuklama süreci nasıl ilerledi?
Murat Övüç, 4 Ocak 2025 tarihinde “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla gözaltına alındı. Ertesi gün İstanbul 8. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Övüç hakkında tutuklama kararı verildi. Övüç ifadesinde, başına taktığı örtünün bir “boyun şalı” olduğunu ve herhangi bir hakaret ya da aşağılama amacı taşımadığını söyledi.
Silivri vurgusu ve ‘ünlü mahkum’ eleştirisi
Saymaz, yazısında Silivri Cezaevi’ne dikkat çekerek ironik bir dil kullandı. “Silivri’ye bir ünlü mahkumun daha gelmesi bekleniyordu, o da Murat Övüç oldu” ifadelerini kullandı. Türkiye’de cezaevlerinin özellikle kamuoyunda bilinen isimlerle anılmasının artık sıradanlaştığını ima etti.
“Zenneler koğuşu mu açılacak?” çıkışı
Saymaz’ın yazısında en çok dikkat çeken bölüm ise tarihsel ve kültürel bir hatırlatma oldu. Anadolu’nun göçebe geleneğinde düğün ve şenliklerde kadın kılığında oynayan erkeklerin varlığına dikkat çekti. Bu örnek üzerinden, “Övüç içeride tutulacaksa, bu insanlara ne yapılacak? Silivri’de zenneler koğuşu mu açacaksınız?” sorusunu yöneltti.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da devrede
Soruşturma yalnızca tutuklama ile sınırlı kalmadı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da sürece dahil oldu. Murat Övüç’ün birkaç milyon takipçisi bulunan sosyal medya hesabına erişim engeli getirildi. Bu adım, ifade özgürlüğü ve sosyal medya üzerindeki denetim tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Tutuklama sonrası sahne stratejisi değişti
Saymaz’ın aktardığına göre, Murat Övüç tutuklanma ihtimalini gördükten sonra sahne performanslarında değişikliğe gitti. Daha önce renkli ve provokatif kostümlerle sahne alan Övüç, bu süreçte smokin giymeyi tercih etti. Bu durum, baskı ve yargı sürecinin sanatçılar üzerindeki oto-sansür etkisini de gözler önüne serdi.
“Tarihte ilk” tartışması
İsmail Saymaz, olayın Türkiye siyasi ve hukuki tarihinde bir ilki temsil ettiğini savundu. Bir erkeğin mizah amacıyla başörtüsü takmasının tutuklama gerekçesi yapılmasının emsal teşkil edebileceğine dikkat çekti. Bu durumun ileride çok daha geniş kesimleri etkileyebilecek bir kapı aralayabileceği uyarısında bulundu.
İfade özgürlüğü mü, kamu düzeni mi?
Olay, bir kez daha ifade özgürlüğü ile kamu düzeni arasındaki sınırların nerede başlayıp bittiği sorusunu gündeme getirdi. Hukukçular ve gazeteciler, mizah ve eleştirinin cezai yaptırımlarla karşılanmasının demokratik toplum ilkeleriyle ne kadar bağdaştığını tartışmaya başladı. Murat Övüç örneği, bu tartışmanın sembol vakalarından biri haline geldi.
Murat Övüç’ün tutuklanması, yalnızca bir sosyal medya paylaşımı üzerinden yürütülen bir adli süreç olmanın ötesine geçmiş durumda. İsmail Saymaz’ın da vurguladığı gibi, kararın kültürel, kimliksel ve ideolojik boyutları yoğun şekilde tartışılıyor. Bu dosya, ilerleyen süreçte ifade özgürlüğü, mizahın sınırları ve yargının toplumsal reflekslerle ilişkisi açısından emsal teşkil edebilecek nitelikte görülüyor. Tartışmanın uzun süre kamuoyunun gündeminde kalması bekleniyor.