AK PARTİ RAPORU MECLİS’te: PKK’ya ÖZEL YASA

AK Parti’nin “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin hazırladığı kapsamlı rapor TBMM’ye sunuldu. 60 sayfalık raporda “umut hakkı” yer almazken, PKK’nın tasfiyesi, mensuplarına yönelik özel yasal düzenleme ve SDG’nin Şam yönetimiyle entegrasyonu temel şartlar arasında gösterildi.
AK Parti, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda hazırladığı süreç raporunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla son eklemeler yapılan rapor, 53 sayfadan 60 sayfaya çıkarıldı. Raporda, terörle mücadelenin geldiği aşama, bundan sonraki yol haritası ve hukuki düzenleme önerileri ayrıntılı şekilde ele alındı.
Raporda dikkat çeken en önemli başlıklardan biri, kamuoyunda zaman zaman tartışılan “umut hakkı”na kesin olarak yer verilmemesi oldu. Bunun yerine, kendini fesheden terör örgütlerine yönelik müstakil ve özel bir yasal düzenleme yapılmasının daha doğru olacağı vurgulandı.
PKK terör örgütü mensuplarının topluma kazandırılması sürecinin Ceza Hukuku Sistemi içinde ele alınması gerektiği belirtilirken, bu sürecin kontrollü, aşamalı ve devlet denetiminde yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Raporda ayrıca Suriye’de faaliyet gösteren SDG’ye ilişkin net bir şart da yer aldı.
PKK’YA ÖZEL YASAL DÜZENLEME VURGUSU
Raporda, PKK’nın kendini feshetmesi durumunda mevcut mevzuatın yetersiz kalabileceği belirtilerek, örgüt mensuplarına yönelik özel ve müstakil bir yasa çıkarılması önerildi. Bu düzenlemenin genel af veya geniş kapsamlı bir hukuki rahatlama anlamına gelmeyeceği özellikle vurgulandı. Devletin güvenlik ve kamu düzeni hassasiyetlerinden taviz verilmeyeceği kaydedildi.
“UMUT HAKKI” RAPORDA YER ALMADI
AK Parti’nin raporunda, muhalefet ve bazı çevrelerin gündeme getirdiği “umut hakkı” kavramına bilinçli olarak yer verilmedi. Bu tercihin, toplumda infial yaratabilecek başlıkların sürecin önüne geçmemesi için yapıldığı ifade edildi. Raporda cezanın şahsiliği ve adalet duygusunun korunması ön plana çıkarıldı.
CEZA HUKUKU ÇERÇEVESİ ÖNE ÇIKARILDI
PKK mensuplarının entegrasyonuna ilişkin öneriler, Ceza Hukuku Sistemi içinde ele alındı. Raporda, bireysel sorumluluğun esas alınması gerektiği belirtilirken, örgüt yöneticileri ile alt kadrolar arasında net bir ayrım yapılması gerektiği vurgulandı. Her dosyanın kendi özelinde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
REHABİLİTASYON VE TOPLUMA KAZANDIRMA HEDEFİ
Raporda, terör örgütünden ayrılan kişilerin rehabilitasyonu önemli bir başlık olarak yer aldı. Psikososyal destek, mesleki eğitim ve toplumsal uyum programlarının devlet denetiminde yürütülmesi gerektiği belirtildi. Ancak bu sürecin otomatik bir hak değil, sıkı kriterlere bağlı olacağı vurgulandı.
SDG İÇİN ŞAM ŞARTI NET ŞEKİLDE YAZILDI
Raporda, Suriye’de faaliyet gösteren terör örgütü SDG’ye ilişkin dikkat çekici bir şart yer aldı. SDG’nin, 10 Mart’ta imzalanan ve Şam yönetimine entegrasyonu öngören mutabakata uyması gerektiği açıkça ifade edildi. Bu şartın yerine getirilmemesi halinde sürecin ilerlemeyeceği kaydedildi.
TÜRKİYE’NİN SURİYE HASSASİYETİ VURGULANDI
AK Parti raporunda, Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne verdiği önem yeniden vurgulandı. Terör örgütlerinin farklı isimler altında varlığını sürdürmesine izin verilmeyeceği ifade edildi. Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden hiçbir yapının meşrulaştırılmayacağı kaydedildi.
DEVLETİN KIRMIZI ÇİZGİLERİ TEKRARLANDI
Raporda, terörle mücadelede devletin kırmızı çizgilerinin değişmediği vurgulandı. Silah bırakma, örgütsel bağların tamamen koparılması ve kamu düzenine tehdit oluşturmama şartları açık şekilde sıralandı. Bu çizgilerin pazarlık konusu olmayacağı ifade edildi.
TBMM MERKEZLİ SÜREÇ VURGUSU
AK Parti, sürecin adresi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni işaret etti. Tüm yasal düzenlemelerin Meclis çatısı altında, şeffaf ve demokratik bir zeminde yapılması gerektiği belirtildi. Toplumsal mutabakatın önemine özel vurgu yapıldı.
RAPOR, ORTAK METİN İÇİN ZEMİN OLUŞTURACAK
Raporda, siyasi partilerden gelecek görüş ve önerilerin ortak bir metne dönüştürülebileceği ifade edildi. Ancak nihai kararın devletin güvenlik politikaları ve milletin hassasiyetleri doğrultusunda şekilleneceği kaydedildi.
AK Parti’nin TBMM’ye sunduğu bu rapor, “Terörsüz Türkiye” sürecinde yeni bir aşamaya geçildiğini gösteriyor. Raporda “umut hakkı” gibi tartışmalı başlıkların bilinçli şekilde dışarıda bırakılması, sürecin toplumsal hassasiyetler gözetilerek yürütüldüğünü ortaya koyuyor. PKK için özel yasal düzenleme önerisi ve SDG’ye yönelik Şam şartı ise Türkiye’nin güvenlik eksenli yaklaşımından taviz vermeyeceğini net biçimde gösteriyor. Önümüzdeki süreçte Meclis’te oluşacak siyasi tablo, bu raporun yasama sürecine nasıl yansıyacağını belirleyecek.