BAKANLIK 1 ARALIK’ta SANAYİDE YENİ ÇAĞI BAŞLATIYOR,MET TEBLİĞLERİ YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

Yaklaşık 6 bin sanayi tesisinin çevresel performansını belirleyecek ve temiz üretim süreçlerini zorunlu hâle getiren “Sektörel Mevcut En İyi Teknikler (MET) Tebliğleri” Resmi Gazete’de yayımlandı. Düzenleme 1 Aralık itibarıyla yürürlüğe girdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Endüstriyel Emisyonların Yönetimi Yönetmeliği’ni tamamlayan Sektörel MET Tebliğleri Resmi Gazete’de yayımlandı. Enerji, kimya, metal, mineral, otomotiv, tekstil, atık yönetimi ve gıda gibi kritik sektörleri kapsayan düzenleme, yaklaşık 6 bin sanayi tesisinin temiz üretim sistemlerine geçişini zorunlu hâle getiriyor.
Enerji üretimi için 133, metal sektörü için 423, kimya için 635, mineral endüstrisi için 192, atık yönetimi için 90 ve diğer üretim faaliyetleri için 334 olmak üzere toplam 1807 MET kriteri belirlendi.
Bakan Murat Kurum sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda sanayide yeşil dönüşüm başlıyor” ifadeleriyle düzenlemenin Türkiye’nin rekabet gücünü artıracağını söyledi.
Yeni dönemde tesislerin enerji-su verimliliği, atık yönetimi, emisyon performansı, gürültü ve koku kontrolü gibi geniş kapsamlı kriterler üzerinden değerlendirileceği, sonuçların ise A’dan F’ye kadar bir sınıflandırma sistemine dönüştürüleceği bildirildi.
Sanayide 6 Bin Tesisi Kapsayan Tarihi Dönüşüm Başladı
Düzenleme yalnızca büyük ölçekli enerji ve metal tesislerini değil, Anadolu’daki orta ölçekli imalat işletmelerini de doğrudan etkiliyor. Böylece Türkiye’nin endüstriyel karbon ayak izi ilk kez bütünleşik bir çerçevede ele alınmış oluyor.
1807 MET Kriteri ile Sektör Bazlı Standartlar Belirlendi
Tebliğlerde yer alan 1807 madde; proses koşulları, filtreleme teknolojileri, atık azaltma uygulamaları, hammadde verimliliği ve düşük emisyonlu üretim tekniklerini kapsıyor. Bu kriterler, AB’nin En İyi Kullanılabilir Teknikler (BAT) standardıyla uyumlu şekilde hazırlandı.
Enerji ve Su Verimliliği ‘Zorunlu’ Performans Kriterine Dönüştü
Yeni sistemde tesislerin en çok puan kaybettiği alan olan enerji verimliliği, artık bir tercih değil zorunlu teknik gereklilik. Aynı şekilde su kullanımının geri kazanım oranları da belge puanlamasında ciddi ağırlık taşıyor.
Kimya ve Metal Sektörü İçin En Yoğun Teknik Güncellemeler Yapıldı
Kimya endüstrisinin riskli prosesleri nedeniyle 635 MET maddesiyle en kapsamlı düzenleme bu sektöre yapıldı. Metal işleme tesislerinde ise yüksek sıcaklıkta prosesler nedeniyle baca gazı emisyon standartları yeniden tanımlandı.
Atık Yönetimi Sektöründe 90 Maddelik Yeni Gereklilik Seti
Düzenleme, tesislere sadece atığı bertaraf etme değil, atığı kaynağında azaltma, geri kazanım oranını artırma ve kapalı devre sistemlere geçme yükümlülüğü getiriyor. Bu da döngüsel ekonomi hedeflerine doğrudan katkı sağlıyor.
Emisyon, Gürültü ve Koku İçin Üçlü Performans Analizi Yapılacak
Tesislerin hava emisyonu ölçümleri tek başına yeterli olmayacak; atık su emisyonu, gürültü seviyesi ve koku kontrolü de puanlamaya dahil edilecek. Bu kapsamda 24 saatlik izleme sensörlerinin yaygınlaşması bekleniyor.
Yeni Sınıflandırma Sistemi: A’dan F’ye Çevresel Notlama
Tesisler; teknik altyapı, proses verimi ve çevresel uyum seviyelerine göre 6 ayrı sınıfta değerlendirilecek. A sınıfı temiz üretim, C orta seviye uyum, F ise ciddi çevresel uyumsuzluk anlamına geliyor. F seviyesi alan tesisler yaptırımla karşılaşacak.
Sanayide Yeşil Dönüşüm Belgesi Rekabet Gücü Kriteri Olacak
SYD Belgesi, ihracat yapan firmaların AB Yeşil Mutabakat şartlarına uyumu açısından kritik hâle gelecek. Uzmanlara göre belge, önümüzdeki yıllarda kredi maliyetleri ve teşviklerde belirleyici rol oynayacak.
2053 Net Sıfır Emisyon Hedefinin En Kritik Ayağı
Türkiye’nin uzun vadeli iklim stratejisinde sanayi emisyonlarının payı yüksek olduğu için MET Tebliğleri 2053 hedefinin temel araçlarından biri olarak görülüyor. Çevre uzmanları, bu düzenlemenin ulusal karbon azaltım planlarına yön vereceğini değerlendiriyor.
MET Tebliğleri, Türkiye’nin sanayide çevresel dönüşümünü hızlandıran en kapsamlı teknik düzenlemelerden biri olarak öne çıkıyor. 6 bin tesisin tek bir çerçevede izlenmesi, hem uluslararası standartlarla uyumu güçlendirecek hem de sanayi-emisyon kaynaklı çevresel riskleri azaltacak. A’dan F’ye sınıflandırma sistemi ise sanayi tesislerinin çevresel performansını saydam biçimde ölçme fırsatı yaratırken, rekabet gücü açısından yeni bir dönem başlatacak.