Dolar 43,1937
Euro 50,3862
Altın 6.415,42
BİST 12.392,23
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Az Bulutlu
İstanbul
12°C
Az Bulutlu
Cum 10°C
Cts 6°C
Paz 4°C
Pts 4°C

400 BİN SAVAŞÇI HAZIR İDDİASI! SURİYE’de BÜYÜK OPERASYON KAPIDA

400 BİN SAVAŞÇI HAZIR İDDİASI! SURİYE’de BÜYÜK OPERASYON KAPIDA
17 Aralık 2025 07:24

Suriye’nin kuzeyinde tansiyon hızla yükseliyor. PKK’nın Suriye uzantısı YPG/SDG’ye verilen sürenin 31 Aralık’ta dolacak olmasıyla birlikte askeri operasyon ihtimali güçlenirken, ABD’nin Şam ve Ankara’ya operasyon için yeşil ışık yaktığı iddia edildi. Bölgedeki aşiretler ise harekât için işaret bekliyor.


“Terörsüz Türkiye” süreci devam ederken, Suriye’nin kuzeyinde yeni bir askeri denklem şekilleniyor. PKK/YPG/SDG yapılanmasına, Suriye ordusuna entegrasyon için tanınan sürenin 31 Aralık’ta sona ereceği belirtiliyor. Bu tarihe kadar yükümlülüklerini yerine getirmeyen örgüte yönelik askeri operasyon seçeneği artık masada.

Saha kaynaklarından edinilen bilgilere göre, ABD yönetimi uzun süredir mesafeli durduğu bu operasyona artık engel olmayacak. Washington’un, entegrasyon sürecini oyalama taktiğine çeviren SDG’ye karşı Şam ve Ankara’ya “sessiz onay” verdiği öne sürülüyor.

31 Aralık son tarih: Süre doluyor, askeri seçenek öne çıkıyor

PKK/YPG/SDG’ye Suriye ordusuna entegrasyon için tanınan sürenin 31 Aralık’ta sona erecek olması, sahadaki tüm dengeleri değiştirmiş durumda. Bu tarihten sonra diplomatik sürecin tamamen kapanacağı ve askeri seçeneğin devreye gireceği ifade ediliyor. Saha kaynakları, hazırlıkların “takvimli” şekilde ilerlediğini belirtiyor.


ABD neden tutum değiştirdi? Kritik kırılma noktası

Başlangıçta olası bir operasyona mesafeli duran ABD’nin, SDG’nin entegrasyonu bilinçli şekilde oyalaması nedeniyle pozisyonunu revize ettiği aktarılıyor. Washington’un, mutabakatların uygulanmamasını gerekçe göstererek operasyona açıkça karşı çıkmama kararı aldığı belirtiliyor. Bu durum, Şam ve Ankara için kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.


Şam mutabakatı fiilen çöktü

Şam’da varılan anlaşmaya rağmen PKK/YPG/SDG’nin silahlı yapısını dağıtmadığı, kontrol ettiği bölgeleri devretmediği ve Suriye ordusuna katılım sağlamadığı rapor ediliyor. Bu durum, mutabakatın sahada karşılık bulmadığını ve askeri müdahaleyi kaçınılmaz hale getirdiğini gösteriyor.


Operasyon planı hazır: Hedef bölgeler tek tek belirlendi

Saha kaynaklarına göre operasyonun ilk aşamada Tabka, Rakka, Ayn İsa ve Deyr ez-Zor hattında yoğunlaşması bekleniyor. Halep’teki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri ise şehir içi kontrol açısından kritik noktalar olarak öne çıkıyor. Tişrin Barajı ve Karakozak hattı da lojistik açıdan kilit bölgeler arasında yer alıyor.


Koalisyon güçleri neden Badiye Çölü’ne çekiliyor?

ABD öncülüğündeki koalisyonun, doğrudan SDG hedeflerine girmek yerine DEAŞ tehdidinin yoğun olduğu Humus–Deyr ez-Zor arasındaki Badiye Çölü’nde konuşlanacağı belirtiliyor. Bu hamle, Washington’un hem sahadaki varlığını koruma hem de SDG ile doğrudan çatışma görüntüsünden kaçınma stratejisi olarak yorumlanıyor.


Arap aşiretleri sahaya inmeye hazır

Bölgede etkin olan Arap aşiretlerinin uzun süredir PKK/YPG/SDG baskısından rahatsız olduğu ve operasyon için işaret beklediği ifade ediliyor. Aşiret liderlerinin, operasyon başladığı anda lojistik, istihbarat ve fiili destek vermeye hazır oldukları belirtiliyor. Bu durum, SDG’nin sahadaki manevra alanını ciddi şekilde daraltabilir.


“400 bin savaşçı” iddiası ne anlama geliyor?

Saha kaynaklarının dile getirdiği 400 bin savaşçı iddiasının, yalnızca düzenli birlikleri değil aşiret güçleri, yerel milisler ve destek unsurlarını da kapsadığı belirtiliyor. Bu rakam, operasyonun sınırlı değil, geniş ölçekli ve uzun soluklu olabileceğine işaret ediyor.


Türkiye sınır güvenliği açısından süreci nasıl okuyor?

Ankara’nın, operasyonu yalnızca Suriye içi bir gelişme olarak değil, doğrudan Türkiye’nin sınır güvenliği ve terörle mücadele stratejisinin devamı olarak değerlendirdiği ifade ediliyor. Türk güvenlik kaynakları, sınır hattında tüm senaryolara karşı hazırlıkların tamamlandığını vurguluyor.


SDG cephesindeki sessizlik dikkat çekiyor

Operasyon iddialarının güçlenmesine rağmen SDG yönetiminden net bir açıklama gelmemesi, örgütün askeri baskıyı ciddiye aldığı şeklinde yorumlanıyor. Uzmanlara göre bu sessizlik, örgüt içindeki çözülme ve belirsizliğin bir göstergesi olabilir.


Suriye sahasında harita değişebilir

Olası bir operasyonun başlaması halinde, Suriye’nin kuzeyindeki kontrol haritasının köklü biçimde değişebileceği ifade ediliyor. PKK/YPG/SDG’nin çekilmesi veya dağıtılması durumunda, bölgenin yeniden Şam yönetiminin kontrolüne geçmesi güçlü bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.


Suriye’nin kuzeyinde PKK/YPG/SDG’ye karşı planlanan operasyon, yalnızca askeri değil siyasi sonuçlar da doğuracak bir eşik olarak görülüyor. ABD’nin yeşil ışık yaktığı iddiaları, sürecin artık geri dönülmez bir noktaya geldiğini gösteriyor. 31 Aralık sonrasında sahada yaşanacak gelişmeler, hem Türkiye’nin güvenlik politikalarını hem de Suriye’nin geleceğini doğrudan etkileyecek.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.